Milyonlarca çalışanın hayali olan erken emeklilik, sanılanın aksine sadece bir beklenti değil; Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) mevzuatında yer alan çeşitli düzenlemelerle mümkün olabiliyor. İşe giriş tarihi, prim gün sayısı ve yaş şartı arasında sıkışan çalışanlar için SGK, yasal haklar çerçevesinde emeklilik süresini öne çekebilecek birden fazla formül sunuyor.
Bu yöntemler “piyango” ya da istisna değil, doğru kullanıldığında ciddi avantaj sağlayan yasal düzenlemelerden oluşuyor.
Erken emeklilikte en sık başvurulan yol hizmet borçlanması. Özellikle kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı tanımlanan borçlanma hakları, prim eksiğini kapatmanın yanı sıra bazı durumlarda emeklilik yaşını da geri çekebiliyor.
Kadınlar için doğum borçlanması en önemli avantajlardan biri olarak öne çıkıyor. Sigorta başlangıcından sonra dünyaya gelen çocuklar için yapılan borçlanma sayesinde, her çocuk için 720 gün olmak üzere toplamda 3 çocukta 2.160 güne (6 yıl) kadar prim kazanılabiliyor. Bu hak, prim eksiği bulunan anneler için erken emekliliğin kapısını aralıyor.
Erkekler için askerlik borçlanması ise kritik bir detay barındırıyor. Eğer askerlik hizmeti, ilk sigorta giriş tarihinden önce yapılmışsa, borçlanılan süre kadar sigorta başlangıcı geriye çekiliyor. Bu durum, emeklilik yaşının 1 ila 2 yıl daha erkene alınmasını sağlayabiliyor. Sigorta sonrası yapılan askerlikte ise sadece prim kazanımı sağlanıyor, yaş şartı değişmiyor.
Ağır ve tehlikeli işlerde çalışanlar için uygulanan Fiili Hizmet Süresi Zammı (yıpranma payı) da erken emeklilikte önemli bir rol oynuyor. Madenciler, sağlık çalışanları, gazeteciler, demir-çelik işçileri gibi yaklaşık 45 meslek grubunda çalışanlara, her yıl için ek prim günü tanımlanıyor.
Bu süreler yalnızca prim kazandırmakla kalmıyor; aynı zamanda belli bir kısmı doğrudan emeklilik yaşından düşülüyor. Böylece bu gruplarda çalışanlar, yaşı beklemeden daha erken emekli olabiliyor.
Çalışma gücünü en az %60 oranında kaybedenler, yaş şartına bakılmaksızın malulen emeklilik hakkından yararlanabiliyor. Bu kapsamda 1.800 gün prim ve 10 yıllık sigortalılık süresi yeterli oluyor.
Bunun yanı sıra, kamuoyunda “kısmi emeklilik” olarak bilinen sistem de önemli bir alternatif sunuyor.
8 Eylül 1999 öncesi sigorta girişi olanlar, 15 yıl sigortalılık ve 3.600 gün prim ile
Bu tarihten sonra sigortalı olanlar ise 4.500 gün prim şartıyla
yaş kriterini doldurduklarında emekli olabiliyor. Maaşlar tam emekliliğe göre daha düşük olsa da, yaşı beklemek istemeyenler için bu yöntem sıkça tercih ediliyor.
Ekim 2008 sonrası dönemde çalışan ve engelli çocuğu bulunan anneler için de özel bir düzenleme bulunuyor. Bu annelerin çalıştıkları sürenin dörtte biri, prim günlerine ekleniyor ve aynı süre emeklilik yaşından düşülüyor. Bu uygulama, annelere hem prim hem yaş avantajı sağlıyor.
Sosyal güvenlik uzmanları, erken emeklilik hayali kuranların borçlanma yapmadan önce mutlaka bireysel hesaplama yaptırması gerektiğini vurguluyor. Özellikle askerlik borçlanmasında, asgari ücret artışlarından önce başvuru yapılmasının maliyet açısından %30–40 tasarruf sağlayabildiğine dikkat çekiliyor.
Erken emeklilik, doğru bilgi ve doğru planlama ile mümkün. SGK’nın sunduğu bu haklar, sistemin sunduğu yasal avantajlar olup, bilinçli kullanıldığında yıllar kazandırabiliyor.