2026 yılı Emlak Vergisi ödemeleri yaklaşırken, milyonlarca gayrimenkul sahibinin gözünden kaçan önemli bir ayrıntı yeniden gündeme geldi. Vergi tutarını doğrudan etkileyen bu detay, taşınmazın bulunduğu belediyenin büyükşehir statüsünde olup olmaması. Mevzuata göre büyükşehir sınırları içinde yer alan konut, arsa ve iş yerleri için emlak vergisi iki kat oranla hesaplanıyor.
Emlak vergisi oranları, taşınmazın türüne ve bulunduğu yerleşim yerine göre değişiyor. Büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan mülklerde, normal illere kıyasla %100 daha yüksek oran uygulanıyor. Bu durum özellikle İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirlerde evi olan vatandaşların daha yüksek vergiyle karşılaşmasına neden oluyor.
2026 yılı için geçerli oranlar şöyle:
Konutlar:
Normal iller: binde 1
Büyükşehirler: binde 2
İş yerleri:
Normal iller: binde 2
Büyükşehirler: binde 4
Arsalar:
Normal iller: binde 3
Büyükşehirler: binde 6
Araziler:
Normal iller: binde 1
Büyükşehirler: binde 2
Bu fark nedeniyle, aynı değerde bir konut için büyükşehirde yaşayan bir mülk sahibi, büyükşehir olmayan bir ilde yaşayan vatandaşa göre iki kat vergi ödüyor.
Vergi artışlarının yanında, birçok vatandaşın yararlanabileceği emlak vergisi muafiyeti de sıkça gözden kaçıyor. Mevzuata göre;
Brüt alanı 200 metrekareyi geçmeyen tek meskene sahip olan,
Emekliler,
Ev hanımları,
İşsizler,
Engelliler,
Gaziler ve şehit yakınları,
emlak vergisinden tamamen muaf tutuluyor.
Ancak bu muafiyet otomatik olarak uygulanmıyor. Hak sahiplerinin, bağlı bulundukları belediyeye başvurarak “Sıfır Oranlı Emlak Vergisi” dilekçesini doldurması gerekiyor. Başvuru yapılmadığı takdirde, vergi tahakkuku normal şekilde işlemeye devam ediyor.
Uzmanlar, emlak vergisi ödemeleri başlamadan önce vatandaşların:
Taşınmazın büyükşehir sınırlarında olup olmadığını,
Vergi değerini ve uygulanan oranı,
Muafiyet hakkı bulunup bulunmadığını
mutlaka kontrol etmelerini öneriyor. Aksi halde, fark edilmeden yapılan ödemeler yıllar içinde ciddi bir mali yüke dönüşebiliyor.