HSBC’den SASA Açıklaması: %15 Sınırı ve Pay İadesi Detayları!
HSBC, Sasa Polyester (SASA) sermayesindeki paylarının %15 eşiğinin altına indiğini duyurdu. Dönüştürülebilir tahvil ihracı kapsamında gerçekleştirilen "ödünç pay" ve "hedging" işlemlerinin detaylarını paylaşan dev banka, piyasadaki soru işaretlerini giderdi. İşte dev işlemin perde arkası!
Borsa İstanbul'un en çok konuşulan hisselerinden biri olan Sasa Polyester Sanayi A.Ş. (SASA) hakkında HSBC Holdings plc'den kritik bir açıklama geldi. 14 Ocak 2026 tarihli KAP bildirimine göre, bankanın elinde bulundurduğu ödünç payların iade süreciyle birlikte resmi ortaklık payı %15 sınırının altına geriledi.
Neden %15 Sınırının Altına Düştü?
Geçtiğimiz günlerde SASA’nın 415 milyon Euro tutarındaki paya dönüştürülebilir tahvil ihracı ile bağlantılı olarak HSBC, yaklaşık 645 milyon adet payı ödünç mekanizmasıyla bünyesine katmıştı.
Bugün yapılan açıklamada; bu payların büyük bir kısmının "riskten korunma" (hedging) ve "takas" (Delta plasmanı) işlemlerinin tamamlanmasının ardından asıl pay sahiplerine iade edilmeye başlandığı belirtildi. Bu iade süreciyle birlikte HSBC’nin kağıt üzerindeki pay sahipliği oranı %15 eşiğinin altına çekildi.
"Ekonomik Risk Taşımıyoruz" Vurgusu
HSBC, açıklamasında yatırımcıların yanlış algılamaması için şu kritik teknik detayların altını çizdi:
-
Sahiplik Değil, Ödünç: Elde tutulan paylar klasik bir yatırım değil, tahvil ihracını desteklemek amacıyla kurulan ödünç mekanizmasının bir parçasıdır.
-
Risk Yönetimi: Banka, bu finansal enstrümanlar aracılığıyla SASA hissesinde herhangi bir ekonomik riske maruz kalmadığını bildirdi.
-
Gelecekte Tekrar Alınabilir: İade edilen bu paylar, ihtiyaç duyulması halinde dönüştürülebilir tahvil kapsamında yeniden ödünç alınabilir nitelikte kalmaya devam edecek.
SASA Yatırımcısı İçin Ne Anlama Geliyor?
Analistler, bu işlemin teknik bir takas operasyonu olduğunu ve şirketin yönetim yapısında veya operasyonel faaliyetlerinde bir değişiklik anlamına gelmediğini vurguluyor. 415 milyon Euro’luk tahvil ihracının başarıyla tamamlanmış olması, şirketin borç refinansmanı ve yeni yatırımlar için elini güçlendirirken; HSBC’nin bu süreçteki aracılık rolü piyasa tarafından "teknik risk yönetimi" olarak değerlendiriliyor.